kbbistanbul.org Anasayfa Op. Dr. Cem Altındağ  |  KULAK  |  BURUN  |  BOĞAZ  |  SSS   |  Linkler  |  İletişim    
Bu siteyi tavsiye Et

Anatomi/Fizyoloji

Burun Şekil Bozuklukları (BURUN ESTETİĞİ)

Burun Kanaması

Burun Tıkanıklığı

SİNÜZİT (Kısa Bilgi)

Alerjik Burun Rahatsızlığı (Alerjik Nezle)

Burun Polipleri (Burun etleri)

Koku Alma Bozukluğu

Burun-Sinüs Tümörleri

GEBELİK ve Burun tıkanıklığı

Burun kırıkları

BAŞ AĞRISI

YAŞLILIK ve BURUN sorunları

ÇOCUKLUK Dönemi ve Sinüzit

İlaçlar

Soğuk algınlığı

GRİP

GRİP AŞISI

Çocuklar ve Üst Solunum Yolları Enfeksiyonu

SİNÜZİT NEDİR ?

KOKU DEYİP GEÇMEYİNİZ !

ESTETİK BURUN

BALON İLE SİNÜZİT TEDAVİSİNDE YENİ YÖNTEM : SİNÜSOPLASTİ TEKNİĞİ (SİNOPLASTİ) NEDİR ?

Kulakburunboğaz uzmanı sadece bu kelimeler ile mi ilgileniyor?

ESTETİK BURUN AMELİYATI



Operasyon Sonrası Tavsiyeler

SİNÜZİT (Kısa Bilgi)

ÖZET

Burun çevresindeki sinüslerin iltihabına sinüzit adı verilir. Kemik içi boşluklar olan sinüsler'deki salgı/mukus ve akım/drenaj bozukluğu patolojiyi açıklar. Akut veya kronik seyirli olabilir. 
AKUT SİNÜZİT
Akut sinüzit 'e bakteriler neden olur, çoğunlukla burun iltihabını (rinit) takiben gelişir. Araştırmalar, 200 soğuk algınlığından birinin sinüzit ile sonuçlandığını ortaya koymaktadır. Ateş, burun çevresinde hissedilen şiddetli baş ağrısı, burun tıkanıklığı, dikkati toplayamama, halsizlik vb. şikayetler vardır. Geniz arkasına akıntı da olabilir. Tedavi'de burun içinin yıkanması için serum fizyolojik (%0 de 9 'luk tuzlu su) uygulaması, antibiyotikler, burun açıcı ilaçlar/burun damlaları, su buharı, sıcak uygulama kullanılır.
KRONİK SİNÜZİT
Kronik sinüzit' te ise, olaya çoğu zaman eşlik eden allerji, burun etleri (polip), kemik/kıkırdak eğrilik  vb. rahatsızlıklar vardır. Geniz arkasına akıntı, baş ağrısı, ağız kokusu, dikkatsizlik, burun tıkanıklığı gibi şikayetler ile sık olarak karşılaşılır. 3 aydan uzun süren sinüzit sorunları kronik hale gelmiş kabul edilir. Tedavide ilaç tedavisi denense de, çoğu zaman endoskopik olarak planlanan cerrahi tedavi gündeme gelir.

ESC(endoskopik sinüs cerrahisi; kamera, düz-açılı teleskoplar ve bazen de shaver adı verilen yumuşak doku temizleyici aygıt kullanılarak gerçekleştirilir. İdeal olan, sinüs ağızlarını rahatlatmak, hastalıklı dokuları temizlemek ve bu şekilde sinüslerin havalanmasını sağlamaktır. Hastalardaki şikayetlerin sıklık, şiddeti ve var olan problemlere göre cerrahi başarı  değişebilir. Genel olarak, hastaların çoğunluğunda rahatsızlıkların sayı ve şiddeti,operasyon sonrasında azalır (%80-85 başarılıdır). Yoğun poliplerin temizlenmesi sonrası, allerjik burun iltihabı olan hastalarda ameliyat sonrası ilaç tedavisi önemlidir.




SİNÜZİT İLGİLİ VİDEOLAR İÇİN  :
http://www.uzmantv.com/etiket/sin%C3%BCs










Balon sinüsplasti
Balon sinüsoplasti tekniği nedir ? güvenilir mi?

Son birkaç yıldır geliştirilen, balon uçlu kateter yardımı ile büyük sinüs ağızlarının genişletilmesi, sinüsün yıkanması yöntemidir. Sadece seçilmiş, şikayeti fazla olmayan küçük bir hasta grubunda düşünülebilir (http://www.american-rhinologic.org/patientadvocacy.balloon.phtml- Amerikan Rinoloji (Burunbilim)Topluluğu açıklaması,Eylül 2006, Mayıs 2007), (kronik sinüzit'li hastaların %5-10'unda uygulanabilir-Chicago Burun-Sinüs merkezi görüşüdür).

Etkili ve güvenli (çünkü bir dezavantajı da; radyasyon altında operasyon yapılmaktadır-floroskopi) olduğuna yönelik yeterli, uzun dönem (6 aydan fazla) sonuçlar yoktur
(Kansız, ağrısız sinüzit kesin tedavisi olarak, yazılar vb. göze çarpmaktadır, sinüzit'i tamamı ile ortadan kaldıran mucize bir yöntem değildir). Ayrıca, üretici firmanın öngördüğü, Doktorların kurs'a katılımı (ancak malzeme alımı taahhüdünde bulunması karşılığında kabul edilmektedirler) şartı, ABD ve diğer ülkelerde tartışma konusu olmaktadır (http://www.nytimes.com/2006/05/04/business/04sinus.html).





SİNÜZİT
Değerlendirme formu
(Amerikan K.B.B.-Baş ve Boyun Akademisi’nin izniyle)
Aşağıdakilerden 10 gün ve daha fazla uzun sürenlere; EVET tercihini seçiniz.


1. Yüzde basınç/ağrı ?

EVET HAYIR

2. Başağrısı ?

EVET HAYIR

3. Tıkalı, şiş burun ?

EVET HAYIR

4. Yapışkan, koyu ve sarı-yeşil renkte burun akıntısı ?

EVET HAYIR



5. Çok yüksek olmayan ATEŞ ?

EVET HAYIR



6. Ağız kokusu ?

EVET HAYIR



7. Üst dişlerde ağrı ?

EVET HAYIR

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
SONUÇ: 3 veya daha fazla EVET yanıtı, alerji veya mikroorganizmalara bağlı bir sinüzit olabileceğinizi gösterir. 3 veya daha fazla EVET yanıtı, alerji veya mikroorganizmalara bağlı bir sinüzit olabileceğinizi gösterir.

3 veya daha fazla EVET yanıtı, alerji veya mikroorganizmalara bağlı bir sinüzit olabileceğinizi gösterir.








Hastalar, farklı sinüzit sürelerinde farklı şikayetlerde bulunurlar. Sinüzit,
dönemlerine göre;

· AKUT

· Subakut (Gerçek olan şu ki, pratik olarak hiç kullanılmaz)

· KRONİK olabilir.

Akademik sınıflandırma: (Pratik olarak akut veya kronik sinüzit ayırımı yararlı olabilir ancak, Amerikan KBB-Baş-Boyun Cerrahi Akademisi; Akut rinosinüzit, Kronik polipli, ya da polipsiz rinosinüzit ve Alerjik fungal (mantar), (euzinofilik müsinöz) rinosinüzit olmak üzere 4 farklı klinik tablo olarak sınıflandırmıştır. Tabii ki, kitap içinde de kolay anlaşılır olması için daha doğru akademik terim olan rinosinüzit (burun-sinüs iltihabı) yerine, pratik olarak ‘sinüzit’i ‘ kullanmak istiyorum. Sinüzit şikayeti olan hastaların çoğu, uzun süredir rahatsız oldukları için moral bozukluğu içindedirler, durumlarının hiç geçmeyeceğini düşünürler. Aile bireyleri ya da çalışma arkadaşlarına rahatsızlıklarından bahsetmekten bıkmışlardır.
Şimdi, değişik dönemlerdeki bu şikayetleri gözden geçirelim !

· AKUT SİNÜZİT: Kısa süre içinde ortaya çıkan, genellikle bir üst solunum yolları enfeksiyonu (nezle/soğuk algınlığı) ile başlayıp daha sonra baş/yüz ağrısı, burun tıkanıklığı (burun çevresinin hassasiyeti)koku kaybı (nadiren kalıcı olabilir), geniz arkasına akıntı (çoğu zaman sarı-yeşil renkte), ateş, kötü nefes kokusu, kötü tat, yorgunluk, öksürük, boğaz ağrısı, kulaklarda dolgunluk, iltihap (geniz bölgesindeki öztaki tüpü ağzının kapanmasına bağlı) gibi şikayetlerin birçoğunun bulunduğu bir durumdur.

Orta Kulak-Öztaki borusu : Öztaki tüpü geniz ile orta kulak boşluğunu birleştiren kanaldır. Öztaki tüpü bebek ve küçük çocuklarda daha yatay olduğu için, burun/geniz/sinüs bölgelerini ilgilendiren iltihap, bu grup hastaların orta kulağını daha çabuk etkileyebilir.

Ateş, saydığım bu şikayetlerden -kronik sinüzit’den farklı olarak- akut dönemdeki bu rahatsızlıklar içinde ön planda olanıdır. İyi tedavi edil(e)meyen sinüzit kronikleşebilir, sıklıkla tekrarlayabilir. 10-14 gün içinde etkin tedavi ile rahatsızlık çoğu zaman ortadan kalkar. Uzun süren soğuk algınlığı, migren, alerjik nezle atağı, diş iltihabı de akut sinüzit tablosu ile karışabilir. Akut sinüzit ve uzun süren soğuk algınlığı/grip/gripal enfeksiyon, birbirine benzer. Özellikle, soğuk algınlığı ve alerji’yi sinüzit ile karıştırmamak gerekir.

Peki, soğuk algınlığı ve alerjik nezle birbirinden ayırt edilebilir mi? : Soğuk algınlığında, kırgınlık, halsizlik, sulu burun akıntısı, boğaz ağrısının, -Alerjide ise, göz kaşıntısının, sulu burun akıntısının klinik tabloda ön planda olması dikkati çekmelidir. SOĞUK ALGINLIĞI : Hepimiz bu kelimeyi çocukluğumuzdan beri biliyoruz. Gerçekten de, işgücü veya okul günü kaybı yapan ve en sık görülen rahatsızlıktır. Nezle veya soğuk algınlığı; 200 den fazla basit virüslerin (rhinovirus vb.) burun ve boğaz mukozasını etkilemesi sonrası görülen iltihap durumudur. Sinüzit, grip veya gripal enfeksiyon ile karıştırılabilir. Sulu burun akıntısı, ateş, öksürük, kırgınlık şikayetlerdir (Grip ise, İnfluenza adı verilen bir virusun neden olduğu, nadir görülen burun iltihabıdır ve yukarıdaki şikayetlerin daha ağır olmasının yanında, bulantı, kusma, ishal rahatsızlığı, eklem ağrısı da hastayı bitkin bırakır, Gripal enfeksiyon da, grip benzeri oluşan iltihapdır ve farklı virüslerden kaynaklanır). Kış mevsiminde okul/yatakhane/sinema/otobüs gibi kalabalık olan yerlerde virüsleri hapşırma/solunum/direkt temas ile diğer kişilere bulaştırabilirsiniz. Böylece, birçok insan burun iltihabı olur ve onlar da başkalarına bulaştırabilir.
Ayrıca, soğuk havanın burun mukozasını tahriş etmesi/tüylü hücrelerin hareketini azaltması, stres ve yorgunluk ile virüsler burun içinde hızla üreyebilir, bazen de bir haftaya kadar üremeye devam edebilirler. vb.) burun ve boğaz mukozasını etkilemesi sonrası görülen iltihap durumudur. Sinüzit, grip veya gripal enfeksiyon ile karıştırılabilir. Sulu burun akıntısı, ateş, öksürük, kırgınlık şikayetlerdir (Grip ise, İnfluenza adı verilen bir virusun neden olduğu, nadir görülen burun iltihabıdır ve yukarıdaki şikayetlerin daha ağır olmasının yanında, bulantı, kusma, ishal rahatsızlığı, eklem ağrısı da hastayı bitkin bırakır, Gripal enfeksiyon da, grip benzeri oluşan iltihapdır ve farklı virüslerden kaynaklanır). Kış mevsiminde okul/yatakhane/sinema/otobüs gibi kalabalık olan yerlerde virüsleri hapşırma/solunum/direkt temas ile diğer kişilere bulaştırabilirsiniz. Böylece, birçok insan burun iltihabı olur ve onlar da başkalarına bulaştırabilir. Ayrıca, soğuk havanın burun mukozasını tahriş etmesi/tüylü hücrelerin hareketini azaltması, stres ve yorgunluk ile virüsler burun içinde hızla üreyebilir, bazen de bir haftaya kadar üremeye devam edebilirler. vb.) burun ve boğaz mukozasını etkilemesi sonrası görülen iltihap durumudur. Sinüzit, grip veya gripal enfeksiyon ile karıştırılabilir. Sulu burun akıntısı, ateş, öksürük, kırgınlık şikayetlerdir (Grip ise, İnfluenza adı verilen bir virusun neden olduğu, nadir görülen burun iltihabıdır ve yukarıdaki şikayetlerin daha ağır olmasının yanında, bulantı, kusma, ishal rahatsızlığı, eklem ağrısı da hastayı bitkin bırakır, Gripal enfeksiyon da, grip benzeri oluşan iltihapdır ve farklı virüslerden kaynaklanır). Kış mevsiminde okul/yatakhane/sinema/otobüs gibi kalabalık olan yerlerde virüsleri hapşırma/solunum/direkt temas ile diğer kişilere bulaştırabilirsiniz. Böylece, birçok insan burun iltihabı olur ve onlar da başkalarına bulaştırabilir. Ayrıca, soğuk havanın burun mukozasını tahriş etmesi/tüylü hücrelerin hareketini azaltması, stres ve yorgunluk ile virüsler burun içinde hızla üreyebilir, bazen de bir haftaya kadar üremeye devam edebilirler.

TEDAVİ
Solunum yollarını etkileyen virüsleri öldürmek için -şu an- özgün bir ilaç yoktur. Antibiyotikler bakterileri öldüren veya üremesini durduran ilaçlardır, normal şartlarda soğuk algınlığını tedavi etmezler, Virüslere bir etkileri yoktur. Rinovirus ve diğer soğuk algınlığı yapan virusler, çok nadiren ciddi rahatsızlık oluştururlar. Tedavisinde;

· Basit ağrı kesici/iltihap giderici ilaçlar,

· Burun açıcı sprey/ilaçlar uygulanmalıdır

Bu ilaçların çoğu, eczaneden reçetesiz temin edilebilir ama önemli bir rahatsızlığınız var ise Doktor tavsiyesi almalısınız. Burun açıcı spreylerin/ilaçların (tuzlu su hariç) 4-5 günden fazla kullanılması burun mukozasını olumsuz etkiler, rebound etki dediğimiz ters bir etki gösterir ve siz kısır döngü içine (sürekli bir burun damlası/spreyi kullanma ihtiyacı) girebilirsiniz.

‘Rebound’ etki : Bunun anlamı, sizin burun spreyi kullandıkça burnunuzun daha da tıkanmasıdır.

Ayrıca ağızdan alınan soğuk algınlığı ilaçları/burun açıcı ilaçların içindeki bazı maddeler, tansiyon yükselmesi, uykusuzluk, kalp çarpıntısı vb. yan etkiler oluşturabilir. Reçetesiz olarak satın aldığınız ilaçların içindeki bilgileri okumalı ve farklı bir şekilde kullanmamalısınız. İçeriği hukuki nedenlerle yazılmış ‘prospektüs’ yani ilaç bilgileri, bazen size söylenilen tavsiyeler ile çelişkili olabilir, aklınıza takılanları Doktorunuza sormalısınız.

Burun spreylerini (tuzlu su içerenler hariç)

5 gün-1 haftadan fazla uzun süre kullanmamalısınız !

Tuzlu spreylerin kullanımı veya tuzlu su (ya da izotonik sodyum klörür- serum) ile burun Burun urun burun yıkaması yapılması yararlı bir uygulamadır. Elimiz ve su kullanıp, burnu zorlayarak yapılan temizlik hatalı bir davranıştır. Şiddetli burun temizliği, iltihabın hem sinüslere hem de öztaki borusu adı verilen orta kulağa erişen kanalın içine ilerlemesine neden olacaktır (orta kulak iltihabı). Burnumuza su çekerek ve parmaklarımızla diğer tarafı kapatarak ‘sümkürme’ denilen burun temizliği uygun değildir. İdeal burun temizliği, burnu zorlamadan (tuzlu su ile yıkama sonrası) kağıt havlu/mendil kullanarak yapılan temizliktir.

Soğuk algınlığı için Eczaneden alıp kullandığınız reçetesiz ilaçları; tavsiye edilen dozun üstünde kullanmayınız !

Kulak sorunu: Orta kulak içinde havalanma bozukluğu gelişirse, burun açıcı ve diğer ilaçları düzenli kullanmak, yutkunma hareketi ile (bol sakız çiğnemek, sıvı tüketmek) öztaki tüplerinden orta kulağa hava iletmek yarar sağlayacaktır. Hafif derecede orta kulak iltihabı (otit) ilaçlara yanıt verecektir. Ciddi otit yani çoğunlukla bakterilerin oluşturduğu şiddetli orta kulak iltihabında, doktorunuz bazen iltihabı orta kulakdan boşaltmayı da düşünebilir. Sprey veya damla ile uyuşturulmuş kulak zarına doktorunuzun kontrollü bir şekilde küçük bir delik açması/sıvıyı temizlemesi, kontrolsüz, kendi kendine zarın delinip iltihabın dış kulak yoluna akmasından iyidir. Kulak zarındaki delik, 24-36 saat içinde kendiliğinden kapanacaktır. Aşırı mukus (balgam) söktürücü hap ve şurupları da kısa süreli kullanabilirsiniz ama bu konuda en iyi olanın, bol su içmek -erişkin bir kişi için 10-12 su bardağı- olduğunu unutmayınız. Alerji için kullanılan ilaçlar da burun açıcı olmalarına rağmen, burun içinde kuruluk oluşturmaları, mukusun koyulaşmasına yol açmaları nedeni ile sadece gerekli durumlarda doktorunuz tarafından önerilmelidir. Alerji için kullanılan ilaçlar dikkatsizlik, yorgunluk, uyuklama’ya neden olabilir (piyasada olan son kuşak anti-alerjik ilaçların dalgınlık, uykuya hemen hiç yol açmadığı belirtilse de, yine de dikkatli olunmalıdır). Süt ve süt ürünleri de boğazda bir tabaka oluşturarak geniz akıntısını daha çok hissetmenize yol açabilirler.
Ayrıca, sigara/alkol içeren içeceklerden uzak durmalı ve bol miktarda su tüketmelisiniz. Sıcak, baharatlı, limonlu tavuk çorbası vb. sıvılar da yararlı olacaktır. Rahatsızlığın hemen geçmesi ve Akut sinüzit’e dönüşmemesi için, bağışıklık sisteminizin de güçlü olması gerekir. Ama yine de hastaların ortalama %5’inde akut sinüzit’e dönüşüm vardır.

Soğuk algınlığı devam ediyor ve ilaçların fazla bir etkisi görülmüyor, özellikle baş ağrısı, ateş sizi zor duruma sokuyorsa; sinüzit olmuşsunuz demektir. Bir haftadan uzun süren soğuk algınlığı ya da çok ağır geçen Solunum yolları iltihabında Uzman Doktor’a başvurmanız ideal olacaktır. Soğuk algınlığında bazen başka sorunlarda ortaya çıkabilir. Orta kulak iltihabı ve bronşit’de soğuk algınlığının diğer istenmeyen sonuçlarıdır.


Tedavi edil(e)meyen soğuk algınlığı sonrası,
· Sinüzit

Bir haftadan uzun süren soğuk algınlığı ya da çok ağır geçen Solunum yolları iltihabında ideal olacaktır. Soğuk algınlığında bazen başka sorunlarda ortaya çıkabilir. Orta kulak iltihabı ve bronşit’de soğuk algınlığının diğer istenmeyen sonuçlarıdır. Tedavi edil(e)meyen soğuk algınlığı sonrası, ·

· Orta kulak iltihabı (Otit)

· Bronşit görülebilir.


Tartışılan ek destekler
C vitamini: Herkes tarafından en çok bilinen vitamindir. Askorbik asit’dir. Bazı canlılarda glikozdan sentezlense de, İnsan’da dışarıdan alınması gerekir. Kollajen, nörotransmitter (noradrenalin), karnitin (mitokondri yapımı için) ve safra asitleri sentez veya metabolizmasında yer alır. Ayrıca antioksidan bir maddedir. Soğuk algınlığına yakalanmamak için, her gün 1000 mg. alınması gerektiği ve soğuk algınlığı başlangıcında ise dozun arttırılmasını savunan görüşler bulunmaktadır. Bu görüşler, Nobel ödül’lü (1954) Linus Pauling isimli araştırmacı’nın 30-35 yıl önceki çalışmaları ile ortaya konmuş ve zaman içinde destek bulmuştur. Ancak, son yapılan çalışmalar, normal bireylerde soğuk algınlığına yakalanmayı engellemediği (sadece yoğun spor yapanlar ve askerlerde yararlı olduğu, %50 oranında daha az soğuk algınlığı geçirildiği vurgulanmıştır. Ayrı bir çalışmada ise, düzenli olarak C vitamini alımının erişkin ve çocuklarda soğuk algınlığı süresini (%8-14) kısalttığını göstermiştir. Soğuk algınlığı başladıktan sonraki C vitamini alımının bir faydası olmadığı belirtilmektedir. Yüksek doz C vitamini alımının böbrek taşı oluşturma, ishal gibi yan etkileri vardır (www.VitCfoundation.org)

Çinko:
Çinko’nun bazı soğuk algınlığı yapan virüslerin üremesini engellediği görüşü 1974’den beri bilinmektedir. Bazı araştırmalar, çinkonun tek başına bağışıklık sistemini güçlendirdiği yönünde görüş bildirse de, kötü tadını dengeleyen koruyucu maddelerin (sitrat, tartarat vb) bu yararı ortadan kaldırdığı düşünülmektedir. Burun içine jel olarak kullanılan çinko glukonat’ın soğuk algınlığını birkaç gün kısalttığı bildirilmekle birlikte, bunun dışında ağız yolu ile kullanılan çinko içerikleri (çinko asetat) hakkında ise farklı görüşler ifade edilmektedir. Sağlıklı beslenen, bağışıklık sistemi sorunu olmayan kişilerin üst solunum yolu enfeksiyonlarında korunma için çinko almasına gerek yoktur. Uzun süreli çinko alımı, kalp rahatsızlığı, kansızlık, ilaçların emiliminin bozulması gibi sorunlara yol açabilir.

Echinacea ve Goldenseal: Echinacea: (Echinacea purpurea) Bu bitkiden hazırlanan ürünlerin soğuk algınlığı/grip ve bağışıklık sistemi için yararlı olduğu iddia edilse de, güncel araştırmalar etkisi olmadığını vurgulamaktadır, yine de, Amerikan Destekleyici/Alternatif Tıp Ulusal Merkezi araştırmalarını sürdürmektedir.

Goldenseal: Çay, sıvı ekstre ve tablet gibi formları vardır. Berberine adlı içeriğinin soguk algınlığı/grip de yararlı olduğu iddia edilse de bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Genellikle birlikte kullanılırlar. Bu gibi bitkisel tedavilerin bağışıklık sistemini güçlendirdiği iddia edilse de ciddi bilimsel kanıtlar yoktur. Bu tür özel destek tedavilerin, doktor tavsiyesi altında eklenebileceğini unutmayınız.


Soğuk algınlığı/gripal enfeksiyon ve grip’e yakalanmamak (KORUNMA) için:

· Her şeyden önce, iyi beslenmeli, iyi giyinmeli, iyi uyumalıyız.

· Ellerimizi doğru şekilde (özellikle kış mevsiminde), günde birkaç kez yıkamalıyız (sıvı sabun ile, bilekler de dahil edilerek), bol su ile yıkama yapılmalı ve tırnak içlerinde kir kalmamalıdır.

· Rahatsız olan kişilerle tokalaşma, öpüşme, kucaklaşmaktan kaçınmalıyız (Aslında, hasta olanların bu konuda dikkatli olup çevresindekiler ile yakın temasda bulunmamaları daha uygun olacaktır).

 

AKUT SİNÜZİT TEDAVİSİ

Akut sinüzit ilaç tedavisi de soğuk algınlığı/nezle tedavisi ile benzerlik gösterir ancak, tedavide antibiyotikler de bazen dahil edilerek süre uzun tutulur ve genel önlem ve tavsiyeler (8. Bölüm)’e özenle uyulması gerekir. Antibiyotikler güçlü ve değerli ilaçlardır. Uygun dozda (7-14 gün süre ile, bazen de günlük tek doz olarak birkaç gün kullanılırlar) Doktorunuz tarafından gerekirse reçete edilir. Alerjiniz olan ilaçları ve/veya antibiyotiği Doktorunuz’a hatırlatmalısınız.

ANTİBİYOTİK TÜKETİMİ (*)
Son araştırmalar, akut sinüzit için antibiyotik kullanımının %82 oranında olduğunu belirtmektedir. ABD’de reçete edilen her antibiyotiğin %21’inin sinüzit nedeni olduğu ifade edilmektedir, çocuklarda ise bu oran %9 dur. Ülkemizde ise, 10 reçetenin 7’sinde antibiyotik olduğu ve tüm satılan ilaçların %18’inin antibiyotikler olduğu bilinmektedir. Ayrıca hastaların kendisi, reçetesiz olarak (doktor tavsiyesi olmadan) istediği antibiyotiği satın alabilmektedir.

Son araştırmalar, akut sinüzit için antibiyotik kullanımının %82 oranında olduğunu belirtmektedir. ABD’de reçete edilen her antibiyotiğin %21’inin sinüzit nedeni olduğu ifade edilmektedir, çocuklarda ise bu oran %9 dur. Ülkemizde ise, 10 reçetenin 7’sinde antibiyotik olduğu ve tüm satılan ilaçların %18’inin antibiyotikler olduğu bilinmektedir. Ayrıca hastaların kendisi, reçetesiz olarak (doktor tavsiyesi olmadan) istediği antibiyotiği satın alabilmektedir. * İlaç End. İşv. Send.
Boğaz ağrısında neler yapmalı ?(Farenjit, tonsillit) Soğuk algınlığının boğazdan başlaması, sinüzit sırasında ağız solunumu ve geniz arkasına akıntı nedenleri boğaz/bademcik iltihabına yol açacaktır. Yutkunmakla ağrı olması, ateş, kaşıntı hissi boğaz iltihabına işaret eder. Doktorunuzun vereceği ilaçlar; ağrı kesici, iltihap giderici ve bazen de antibiyotik olacaktır.

Soğuk algınlığının boğazdan başlaması, sinüzit sırasında ağız solunumu ve geniz arkasına akıntı nedenleri boğaz/bademcik iltihabına yol açacaktır. Yutkunmakla ağrı olması, ateş, kaşıntı hissi boğaz iltihabına işaret eder. Doktorunuzun vereceği ilaçlar; ağrı kesici, iltihap giderici ve bazen de antibiyotik olacaktır.

UYARI !
Boğaz da aşırı iltihap/ödem var ise; gargara yapılması, aşırı sıcak içecekler şişkinliği daha da arttırabilir. Doktor tavsiyesi ile gargarayı kullanınız.

Doktor tavsiyesi ile gargarayı kullanınız.

Boğaz’da abse
Boğaz/bademcik iltihabı bazen bademcik üst bölgede abseleşebilir. Bu kısımdaki bir tükrük bezi kalıntısının buna neden olduğu düşünülse de, teori tam kesinlik kazanmamıştır. Çene kaslarının da etkilenmesi ile hastalar ağızlarını açmakta zorlanırlar. İlaç tedavisi ve absenin boşaltılması ideal tedavidir.

· SUBAKUT SİNÜZİT: Teorik olarak kullanılan bir deyimdir. 2.5 -3 haftadan daha uzun sürüp haftalarca devam eden klinik durumdur. İlaç tedavisine yanıt genel olarak direnç gösterir (‘subakut sinüzit’ terimini pek kullandığımız söylenemez).

· KRONİK SİNÜZİT: Kronikleşmiş sinüzit’i olan hastalar gün içinde ve uykuda rahatsızdırlar. Yakınmaları değişkendir; - Bu sinüzit, benim bütün yaşantımı ( bazen de geceleri) etkiliyor ! moralim bozuluyor ! sürekli yorgunum !

- Uzun süredir koku alamıyorum..ve yalnız kaldığım zaman, evde birşey olup haberim olmayacak diye bazen korkuyorum !

-Sadece sinüzit değil, ilaçları da kullandığım zaman bir sürü yan etkisi oluyor !

-Ağız kokusundan eşim rahatsız oluyor ! Üzülüyorum !

-Geceleri horladığımı söylüyorlar, evdekiler uyuyamıyormuş !

Kronik sinüzit şikayeti olan hastalarımın muayene sırasında bahsettikleri önemli nokta, iş, okul ya da sosyal aktivitelerinin nasıl etkilendiğidir. 3 aydan uzun süren (bazı doktorlara göre de 2 ay) sinüzit şikayetleriniz var ise kronikleşmiş bir sinüzitiniz var anlamına gelir. Ya da yıl içinde 3 veya 4 ve daha fazla sinüzit atağı, tekrarlayan sinüzit’e neden olur.

Belirgin Sinüzit şikayetleri:· Ağrı (Yüz ya da baş’da)

· Burun tıkanıklığı

· Geniz akıntısı

· Koku da azalma
ana problemlerdir.

Ateş, kronik sinüzit tablosunda pek bulunmaz. Sık geçirilen akut sinüzit atakları da mevsim içinde olabilir. Kronikleşmiş sinüzit, alerji ve/veya polipozis olarak adlandırılan burun etleri (polipleri) oluşumu ile birlikte ortaya çıkabilir. Burun içinde anatomik olarak yolu daraltan kemik/kıkırdak eğrilik ya da konka büyüklüğü de sinüzit’in nüksetmesine/uzun sürmesine neden olacaktır. Burun tıkanıklığı, burun üstü/çevresinde basınç-ağrı hissi, geniz arkasına akıntı, koku azlığı, ağız kokusu, kronik yorgunluk, burun kanaması, orta kulak sorunu, dikkatsizlik, öksürük, zaman zaman ortaya çıkan baş ağrıları, reflü, stres genel rahatsızlıklardır.

Uzun süredir devam eden YORGUNLUK şikayeti olan bir kişi de, Kronik sinüzit olabilir.

BAŞ/YÜZ AĞRISI
Baş ağrısı, sinüs iltihabının yerine göre değişir;

Baş ağrısı, sinüs iltihabının yerine göre değişir;

· Frontal sinüzit: Alın sinüsü iltihabıdır. Kaşlar hizasında ve alında ağrı hissedilir.

· Etmoid sinüzit: Göz-burun arasındaki sinüs iltihabında ağrı, basınç dolgunluk burun çevresindedir.

· Maksiller sinüzit: Üstçene sinüs iltihabında, yanak bölgesinde ağrı ve dolgunluk vardır.

· Sfenoid sinüzit: Burun derininde, burun arka bölgedeki sinüs iltihabıdır. Göz arkasında yoğun ağrı oluşturabilir.

Sinüs ağrıları sevimsizdir. Sabah uyanınca sinüs ağrısı başlar. Gün boyunca ağrı artar ve basınç hissi vardır. Ağrı artışında günlük aktivitelerin de etkisi bulunur (koşuşturmak, stres, spor). Basit ağrı kesiciler ağrıyı hemen ortadan kaldırmayabilir. Burun açıcı ilaçlar ise ağrıyı ortadan kaldırabilir. Alın çevresi, göz etrafı, üstçene, göz arkası ağrı merkezi olabilir. Bütün sinüslerin iltihabına adı verilir ve böyle bir tabloda tüm yüz bölgesini içeren ağrı olabilir. Burun-sinüs tomografisi raporlarında da kullanılan, gözünüze çarpan bir terimdir.

PANSİNÜZİT : Bütün sinüslerin iltihaplı olmasıdır.

: Bütün sinüslerin iltihaplı olmasıdır.

Beklenildiğinin aksine, sinüs içinin doluluğu ağrıyı oluşturmaz, araştırmalar, sinüs ağzı çevresinin ağrıya duyarlı olan esas nokta olduğunu göstermektedir.

DİĞER BAŞAĞRILARI TÜRLERİ
Sinüzit ile rahatlıkla karıştırılabilen başağrıları vardır. Gerilim baş ağrısı, Migren ağrısı, Küme (Cluster) başağrısı ile sinüs ağrısı karıştırılabilir; Sinüzit ile rahatlıkla karıştırılabilen başağrıları vardır. Gerilim baş ağrısı, Migren ağrısı, Küme () başağrısı ile sinüs ağrısı karıştırılabilir;

· Gerilim başağrısı: Başın her iki tarafında bütün gün süren ve stres, artrit (eklem iltihabı), depresyon, postür (genel vücut şekli) bozukluğu nedenli başağrısıdır.

· Migren başağrısı: Başın tek tarafında saatlerce süren, bulantı-kusma, koku bozukluğunun olabildiği, burun akıntısı, terlemenin de eşlik edebileceği başağrısıdır. Migren krizleri inatçı da olabilir. Sinüzit ağrısı ile en çok karıştırılan ağrı türüdür.

· Küme başağrısı: 1 saatten az olan, göz arkasında olan ağrıdır, gözde şişme, burun tıkanıklığı görülebilir, dönemsel bir başağrısıdır.

Nadir olarak; Hipertansiyon, çene eklemi bozuklukları, göz rahatsızlıkları da sinüs başağrısı ile karışabilir. Bu nedenle, doktorunuza tüm rahatsızlıklarınızı anlatmayı unutmayınız.


Baş ağrısı için Aspirin™ kullanayım mı?
Aspirin™ 1893’den beri ilaç piyasasındadır ve en çok bilinen ilaçtır. Baş ağrısı şikayetiniz olduğunda, erişkin bir kişi olarak kulllanabileceğiniz ilk ilaç Aspirin™ (asetil salisilik asit) olmalıdır (suda çözünen, bağırsak da çözünen türleri mide şikayeti olanlar için uygundur). Ciddi Mide/bağırsak sorununuz var ya da hasta olan kişi 16 yaş altı ise, içeriğinde parasetamol olan, (Örneğin.; Calpol™, Parol™, Tamol™, Tylol™, vb.) ilaçlardan biri alınabilir. Yüksek doz paracetamol de karaciğer de toksik etki yapabilir, unutmayınız. Bebek veya çocuklardaki üst solunum yolları enfeksiyonu sırasında Aspirin™ kullanımı, Reye sendomuna yol açabilir (R. Douglas Reye; 1963 yılında sendrom’u tarif eden Avustralya’lı patoloğun adıdır. Bu sendrom’da, Aspirin™’in virüs enfeksiyonlarındaki kullanımına bağlı olarak, hastalarda kusma, karaciğerde yağlanma, kafaiçi basınç artışı görülür, öldürücü olabilen bir rahatsızlıkdır, tedavi mümkün olduğunca erken başlanmalıdır).

UYARI !
16 yaş altındakilerin solunum yolları rahatsızlığında ASPİRİN™ kullanılmamalıdır !!

Her zaman olduğu gibi, kutu içindeki bilgileri okumadan ilaç almayınız, hasta olan yakınlarınıza vermeyiniz. Çocuk, 65 yaş üstü ve hamile anne adayları hastaların ise reçetesiz ilaçları kullanması sakıncalı olabilir.

GENİZ ARKASINA AKINTI

Beyaz renk mi?
Sarı-yeşil renk mi?
Geniz arkasına akıntı çok sevimsiz bir durumdur. Boğazın temizlenmesini, tükürmeyi gerektirir, ayrıca ağız kokusuna yol açar. Normalde hissedilmeyen mukusun iltihapla birlikte aşırı artışı, geniz arkasına doğru açık beyaz veya sarı-yeşil renkdeki akıntıya neden olur.
Beyaz renk, alerji veya virüslerin neden olduğu iltihaplı durumlarda görülür. Bakterilerin yol açtığı sinüzit durumunda, sarı-yeşil renkdeki geniz akıntısı belirgindir. Yeşil renge neden olan akyuvarlardır (lökositler)., akyuvarlar aslında beyaz renkte değillerdir. Mikroskop altında alyuvarlardan (eritrositler) daha beyaz gözükmeleri, onlara akyuvar (lökosit) denmesine neden olmuştur. Akyuvarlar/Lökosit’ler, iltihap oluştuğunda o bölgeye hızla ulaşan elemanlarıdır. Geniz arkasına akıntı çok sevimsiz bir durumdur. Boğazın temizlenmesini, tükürmeyi gerektirir, ayrıca ağız kokusuna yol açar. Normalde hissedilmeyen mukusun iltihapla birlikte aşırı artışı, geniz arkasına doğru açık beyaz veya sarı-yeşil renkdeki akıntıya neden olur. Beyaz renk, alerji veya virüslerin neden olduğu iltihaplı durumlarda görülür. Bakterilerin yol açtığı sinüzit durumunda, sarı-yeşil renkdeki geniz akıntısı belirgindir. Yeşil renge neden olan akyuvarlardır ()., akyuvarlar aslında beyaz renkte değillerdir. Mikroskop altında alyuvarlardan () daha beyaz gözükmeleri, onlara akyuvar () denmesine neden olmuştur. Akyuvarlar/Lökosit’ler, iltihap oluştuğunda o bölgeye hızla ulaşan elemanlarıdır. Akyuvarlar beyaz değil, yeşil renktedir.


Reflü
Bir görüşe göre, geniz akıntısının yutulması ve mideye gelmesi reflü olarak adlandırılan mide asidinin yükselmesine bazen de boğaz, geniz’e kadar çıkıp tahrişe, sinüzit’e neden olabilir ancak bu durum kesinlik kazanmış değildir.

Tarih boyunca balgam !
Kişilerin huyları/mizacını 20. yüzyıl’a kadar vücut sıvıları ile açıklamaya çalışan bir teori; burun salgısı vb. sıvıları(phlegm), duygusuzluğun, kayıtsızlığın, mantıklı davranmanın, teorikçi olmanın, şüpheci olmanın sembolü olarak görmüştür (MİZAÇ TEORİSİNDE; phlegmatic kişilik). Teori, Hippocrates ve Galenos zamanından beri önceki yüzyıl’a kadar, birçok filozof hatta psikolog tarafından destek bulmuştur. Kişilerin huyları/mizacını 20. yüzyıl’a kadar vücut sıvıları ile açıklamaya çalışan bir teori; burun salgısı vb. (phlegm), duygusuzluğun, kayıtsızlığın, mantıklı davranmanın, teorikçi olmanın, şüpheci olmanın sembolü olarak görmüştür (MİZAÇ TEORİSİNDE; phlegmatic kişilik). Teori, Hippocrates ve Galenos zamanından beri önceki yüzyıl’a kadar, birçok filozof hatta psikolog tarafından destek bulmuştur.


BURUN TIKANIKLIĞI/DOLGUNLUK
Burun mukozası ve sinüslerdeki ödem, tıkanıklık ve dolgunluğa yol açar. Mukus kalınlaşması ve artışı tıkanıklığı daha da arttırır ve burun tıkanıklığı kronikleşir.

Sinüzit dışında burun tıkanıklığı yapan nedenler:
Kemik eğriliği, burun etleri, alerji, yabancı cisimler tıkanıklık yapabilir . Kemik eğriliği, burun etleri, alerji, yabancı cisimler tıkanıklık yapabilir . Ayrıca ilaçlar;

· Doğum kontrol hapları/menopoz/gebelik,

· Tiroid bezinin az çalışması (ya da tiroid seviyesi düşürücü ilaçlar)

· Hipertansiyon için kullanılan ilaçlar da tıkanıklık yapabilir.

Burun tıkanıklığı yapan bu nedenler de sinüzit gelişimine yol açabilir.
Burun tıkanıklığı olunca kandaki oksijen konsantrasyonu da azalacaktır. Kronik tıkanıklık kalp-damar sorunlarına yol açabilir. Horlama, ses kalitesinde bozulma, ağız kuruluğu ve ağız kokusu tıkanıklığın neden olduğu diğer sorunlardır. Özellikle horlama şikayeti, sinüzit ile birlikte olduğunda kalp-damar sorunları (yüksek tansiyon vb.), görülme riski artar. Basit horlama veya tıkayıcı tip apne (nefes kesilmesi) sendromu’nun değişik dereceleri şeklinde klinik tablo görülebilir. Uyku kalitesinin bozulmasına bağlı olarak; gündüz uyuklama, baş ağrısı, halsizlik, kronik yorgunluk vb. sorunlar ortaya çıkar.

 

Spor yaparken daha rahat nefes alıyorum !
Egzersiz ile burun tıkanıklığı açılabilir, sinüzitli kişi kendini geçici olarak rahatlamış hissedebilir. Sportif aktivite ile vücuttaki adrenalin miktarının yükselmesi, burun damarlarını büzüştürür, konka dediğimiz burun etleri küçülür/burun döşemesindeki kılcal damarlarda buna katılır.

 

KOKU KAYBI
Hastalarım arasında, bazen sadece koku kaybı ile başvuranlar olmaktadır. Bahsettikleri sorun, daha çok nezle/soğuk algınlığı sonrası başlayan koku alamamadır (Nadiren, doğuştan olan koku alamama sorunu ile de karşılaşıyorum). Bu grupdaki hastaların dikkatli bir şekilde burun içi muayenesi, BT veya MR incelemesi, gerekirse nörolojik muayenesi gerekir. Akut veya kronik sinüs enfeksiyonunda da koku bozukluğu görülebilir. Koku duyusunu ve bozukluğunu bilmemiz, sinüzit sürecinde önemlidir. Ameliyat sonrasındaki kontroller de de hastaya sorulması gereken bir konudur.

Dilerseniz, sinüzit ile ilgili ayrıntılı bilgi sahibi olmak için;
'SİNÜZİTİ YENMEK' kitabımı (Şubat 2008-Doğan Kitap), aşağıdaki websitelerinden (online sipariş) satın alabilirsiniz.



D & R Store
http://www.dr.com.tr/FO/SearchResult.aspx?z=&q=sin%c3%bcziti+yenmek&p1=&p2=&t=Global&k=1&m=Global


İdeefixe
http://www.ideefixe.com/vitrin/aramasonuc.asp?Shop=0&aranan_yer=0&Page=1&SearchTerm=sin%FCzit



Kitapyurdu
http://www.kitapyurdu.com/arama/default.asp?stype=4&session=90047569988233242190&LogID=&type=list&anahtar=sin%FCziti+yenmek&populer=0&aramasekli=1&exactly=ON&satis=2&x2=0


Hepsiburada
http://www.hepsiburada.com/productdetails.aspx?categoryid=213089&productid=kdogan881

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Design by The-signer Yasal Uyarı