kbbistanbul.org Anasayfa Op. Dr. Cem Altındağ  |  KULAK  |  BURUN  |  BOĞAZ  |  SSS   |  Linkler  |  İletişim    
Bu siteyi tavsiye Et

Anatomi/Fizyoloji

Burun Şekil Bozuklukları (BURUN ESTETİĞİ)

Burun Kanaması

Burun Tıkanıklığı

SİNÜZİT (Kısa Bilgi)

Alerjik Burun Rahatsızlığı (Alerjik Nezle)

Burun Polipleri (Burun etleri)

Koku Alma Bozukluğu

Burun-Sinüs Tümörleri

GEBELİK ve Burun tıkanıklığı

Burun kırıkları

BAŞ AĞRISI

YAŞLILIK ve BURUN sorunları

ÇOCUKLUK Dönemi ve Sinüzit

İlaçlar

Soğuk algınlığı

GRİP

GRİP AŞISI

Çocuklar ve Üst Solunum Yolları Enfeksiyonu

SİNÜZİT NEDİR ?

KOKU DEYİP GEÇMEYİNİZ !

ESTETİK BURUN

BALON İLE SİNÜZİT TEDAVİSİNDE YENİ YÖNTEM : SİNÜSOPLASTİ TEKNİĞİ (SİNOPLASTİ) NEDİR ?

Kulakburunboğaz uzmanı sadece bu kelimeler ile mi ilgileniyor?

ESTETİK BURUN AMELİYATI



Operasyon Sonrası Tavsiyeler

SİNÜZİT NEDİR ?

İster çocuk yaş grubunda olsun, ister erişkin ya da yaşlı, bir kez bile sinüzit’ten şikayetçi olmaksızın geçirilen zaman nadirdir. Burunla ilgili pekçok şikayeti olan birisi iseniz ve bu yazıyı okumaya başladıysanız, sinüzit’in ya da sinüzit’i başlatabilen tek başına basit bir soğuk algınlığı/nezle’nin ne kadar can sıkıcı olduğunu tahmin edersiniz. Bu sorun uzadıkça, durumun yaşamınızı daha da olumsuz etkilemesi kaçınılmaz olur. Rahatsızlığı açık olarak anlamaya çalışmanın sizlere ve/veya sinüzit’li hastanın yakınlarına yararlı olacağına eminim.



SİNÜZİT İLGİLİ VİDEOLAR İÇİN  :
http://www.uzmantv.com/etiket/sin%C3%BCs




SİNÜS ne anlama geliyor ?
‘Sinüs (Sinus)’ün Latince kelime anlamı; bir organ yüzeyindeki boşluk, çökme demektir’.Bedenimizin çoğu bölgesinden sinüs/sinüslere örnek verebiliriz (kaburga-diyafram sinüsü, toplardamarlara ait sinüsler, baş sinüsleri vb.).
Başımızdaki sinüsler, çift olarak burun boşluğuna açılan kemik içi boşluklardır ve toplam 4 çift’tirler (RESİM 1);
·            ALIN (frontal) sinüsleri 
·            BURUN-GÖZ ARASI (ethmoid) sinüsleri
·            ÜSTÇENE (maxillary) sinüsler
·            BURUN ARKASI (sphenoid) sinüsler 
Burun boşluklarını, geniz bölgesine kadar devam eden koridor ve sinüsleri de koridora açılan odalar şeklinde düşünebiliriz. Odaların kapıları çok küçük olup burun yan duvarındaki konka adı verilen burun etleri aralarında bulunur.

Doğumda var olan sinüsler:
Doğumla birlikte var olan burun göz arası-etmoid ve üstçene-maksiller sinüsler, burun yan duvarından uzayarak girinti oluşturan yapılardır. Diğerleri ise doğum sonrası gelişmeye başlarlar. Tüm sinüsler 20’li yaşlara kadar gelişmelerine devam ederler.

FARKLI TÜR SİNÜSLER
 
                 

-Üstçene (maxillary) sinüsü: Doğumla birlikte gelişmeye başlar. Üst dişlerin hemen üzerinde, yanak bölgesinde yer alan boşluklardır. Diş iltihabı, dişler ile komşuluğu nedeni ile sinüzit gelişimine yol açabilir. Bazen de, sinüzit ağrısı ile diş ağrısı, birbiri ile karışabilir.
 
-Alın (frontal) sinüsü: 5-8 yaşında gelişmeye başlar. Kaşların hemen arkasında bulunan ve beyinle yakın komşuluğu olan sinüsdür. Bu sinüsler bazen simetrik değildir, tek sinüs gelişmeyebilir. Bazı kişilerde hiç alın sinüsü gelişmez. Ancak bu farklılıklar sorun oluşturmaz.

-Göz-burun arası (Ethmoid ya da kalbursu) sinüs:
5-11 civarında kemik hücreden oluşan, gözle burun arasında yer alan yapıdır. Doğumla birlikte gelişmeye başlar. Etmoid sinüsler en küçük sinüs yapılarıdır ve hepsi ayrı delikleri ile burun yan duvarına açılır, sinüzit patolojisinde önemi büyük olan sinüslerdir. 
Bazı araştırmacılar, -parmak izi gibi- her bireyin farklı anatomik etmoid sinüs yapısına sahip olduğunu iddia etmektedir! 
Alın ve üst çene sinüsleri, etmoid sinüslerin arasından buruna, özel bir bölgeye (OSTEOMEATAL BÖLGE: Kemik-ağız bölgesi) açıldığı için, bu sinüsler en dikkat çekici yapılardır. Osteomeatal bölge veya kompleks adı verilen alana, etmoid sinüs hücrelerinin bir kısmı da açılır. Çoğu kez iltihap buradan başlayıp diğer sinüsleri etkiler. Bu bölgenin tıkanıklığı ile sinüslere hava giremez, sinüs içindeki salgılar da burun boşluğuna ilerleyemez. 

-Burun arkası (sphenoid) sinüs:
8-12 yaş civarında gelişmeye başlar. Etmoid sinüs arkasında bulunur. Derin planda, burun en arkasındaki kemik içi boşluklardır. Göz siniri, büyük damarlar ile komşuluk gösterir.


BURNUNUZUN TEMEL GÖREVİ 
Burun solunumu ne işe yarar ? sorusunun yanıtı, açık olarak üç cümle ile özetlenebilir
>Havayı nemlendirmek
>Isıtmak
>Küçük partiküllerden temizlemek (filtrasyon)
>Nemlendirme ve ısıtma görevi alt ve orta konkaların görevidir.
>Filtrasyon ise tüm burun mukozasındaki silia (cilia)’ların hareketi ile gerçekleşir. Burnunuzdan solunum olmasa, kolaylıkla ağızdan giren soğuk hava, mikroorganizmalar (bakteri, virus vb.), toz gibi yabancı cisimler sık olarak hastalanmanıza yol açar (akciğerlerimizi olumsuz etkiler).


KONKA’LAR

Sinüsler, burun yan duvarında konka adı verilen burun etlerinin aralarına boşalırlar. Konkaları burun radyatörü olarak düşünebiliriz. Burun yan duvarında alt, orta ve üst konkalar bulunur. Bazen alt konka’ların ön ucu, burun deliklerine alttan dikkatlice baktığımızda görülebilir. Sinüslerin çoğunun orta konka-alt konka arasındaki bölüme açıldığını ifade etmiştim. Bu bölge, endoskopik sinüs cerrahisi için en önemli bölgedir, sadece bu bölgedeki sorunun cerrahi olarak düzeltilmesi, kronik sinüzit’li birçok hastada yeterli ve başarılı olmaktadır (eğer, alerji vb. genel şikayetler çok yoğun değil ise!). Alt konkalar toplardamar açısından zengin, yumuşak dokulardır. Solunan havanın ısıtılması amacı ile alt konkaların birisi büyürken diğeri küçülür, bu durum nazal siklus olarak adlandırılır, 2-6 saat ara ile devam eder. Burun boşluklarınızın ikisinin de eşit derecede aynı anda açık olması söz konusu değildir. Bazen yatış pozisyonunda yattığımız taraf -yerçekiminin etkisi ile- alt konka kanla dolar ve burun tıkanıklığı olur. Orta ve üst konka’ların ise daha çok salgı yapıcı, nemlendirici özellikleri bulunmaktadır.

Neden başımızda sinüs adı verdiğimiz boşluklar bulunur ?
Sinüslerin neden bulunduğu sorusuna yanıt tam olarak verilememekle birlikte, Tıp dünyasında sinüslerin varlığını açıklayan birçok teori ortaya konmaktadır:
1. Enfeksiyonla mücadele ve nemlendirme için geniş bir mukoza gereksinimi

2. Koku bölgesi olarak görev yapan sinüslerin günümüzde bir kalıntı şekline dönüşmesi

3. İnsanoğlunun dik yürüyüş pozisyonuna geçerken kafatasının hafifletilmesi amacı

4. Çarpma/darbelerde başı korumak için (travmayı hafifletmek)
5. Ses rezonansını etkilemek
6. Yüz gelişimini etkilemek
7. Basınç azaltıcı etki (hapşırma sırasında vb.) 
Bu teorilerin biri veya birkaçı sinüslerin neden oluştuğu hakkında merak edilen yanıt olabilir.

Mukoza
Sinüslerin iç döşemesi, burun içi döşemesi (mukoza) ile benzerdir ve sinüs içi mukozası salgı bezleri yönünden daha zengindir. Epitel katmanında; en üstten alta doğru, silia’lı (tüylü), silia’sız (tüysüz), bazal hücreler ve Gobleth hücreleri bulunur. Epitel altında ise mukus (Mucus) (burun salgısı) üreten bezler bulunur. Üstteki silia’ların, ortalama dakikada 400-800 arası vuruş yapması ile mukus denilen temizleyici mekanizmanın oluşturduğu salgı, önce sinüsün buruna açılan deliğine (ostium) doğru ilerler. Sinüs içindeki silia’lar çok güçlüdür, üstçenedeki sinüs içinde olduğu gibi rahatlıkla -yerçekimi kuvvetini yenerek- yukarıya doğru da ilerleyebilir. Bu tüylü hücre hareketi genetik olarak kodlanmıştır ve ne olursa olsun, mukus yönü orijinal sinüs deliğine doğru devam eder. Oradan da burun boşluğundan burun arkasına geniz ve boğaz’a doğru taşınır (5-7 mm/dak.), normal şartlarda mukus, fazla hissedilmeden yutulur ve mide asidi (HCl) ile yok edilir.
Sağlıklı bir burun yapımız var ise, günde 250 cc. kadar burun salgısını farkında olmadan yutarız !
Kötü kokulu, renkli ve bol miktarda geniz akıntısı kişiyi çok rahatsız eder ve iltihabın yoğun olduğunu gösterir. Tüysüz hücreler microvilli denilen yapıları içerir, bu yapı sinüs yüzey alanını arttırır. Bazal hücrelerin görevi tanm olarak bilinmemektedir. Gobleth hücreleri ise, glikoprotein adı verilen maddeyi üretir. Bu da, mukusun kendine özgü yapışkan ve elastik yapısını oluşturur.


Mukus (burun salgısı), burun boşluğundan giren toz, mikroorganizma vb. maddeleri tutup arkaya doğru taşır ve bu arada havayı da nemlendirir. İçerdiği lizozim, antikor gibi yabancı maddeleri nötralize eden/yok etmeye yarayan elementler, mukus’un önemini birkez daha ortaya koyar. Dakikada 5-7 mm. hızla geniz’e doğru ilerleyen mukus’da yavaşlama, doğal olarak enfeksiyon (iltihap) eğilimini kolaylaştıracaktır. Az sayıdaki virüs/bakteri, sağlıklı silia hareketleri ile mukus içinde arka burun boşluğuna doğru atılır. Ama, mukusun yavaşlaması ile  çoğalan ve sayıları milyonlara ulaşan mikroorganizmalar enfeksiyon yani iltihap oluşturur. Çeşitli nedenlerle (enfeksiyon, alerji vb.) mukusun ileri derecede artışı, geniz arkasına akıntıyı -kısa ve ya uzun süreli olarak- kişinin rahatsız olarak yutmamak veya nefes borusuna kaçmaması için boğazını temizlemesine hatta tükürmesine neden olacaktır (hoş olmayan bir durum !).

SİNÜS İLTİHABI : SİNÜZİT (sinusitis)
Sağlıklı sinüs, havalanması iyi olan ve oluşan mukusun rahatlıkla buruna doğru boşalabildiği sinüs anlamına gelir. Sinüs içinin/ağzının ödemle tıkanması sonucu, tüylü hücrelerdeki hareket de bozulur, bu da yangı (enflamasyon) ve ileri derecede enfeksiyona yol açar. Burun yan duvarındaki osteomeatal bölge (alt ve orta konka arası bölge) stratejik bölgedir. Çoğu hastada sorun buradan başlar ve sinüsler etkilenir. Tıkanıklık enfeksiyona yani iltihaba yol açar, iltihabın devam etmesi tıkanıklığı daha da arttırır (kısır döngü). Sinüs içinde var olan virüs ve/veya bakteri gibi mikroorganizmalar, tıkalı sinüs içinde daha çabuk ürerler ve yoğun bir iltihabi sıvı oluşur, bu sarı-yeşilimsi renkte sinüzitli hastaların bildiği tipik burun akıntısıdır. 

Sağlıklı burun-sinus mukozası/tüylü hücreler olursa--
à Problemsiz,       NORMAL SİNÜS Bozulmuş mukoza/kötü çalışan tüylü hücreler olursa     --à Tıkalı sinüs ağzı  SİNÜZİT

Hemen her hastada, öncelikle burun boşluğunda ödem ve enfeksiyon (Rinit: Burun iltihabı) başlayıp sinüsler daha sonra etkilenir, her iki bölgede enfeksiyon izlendiği için, Sinüzit yerine Rinosinüzit terimi daha uygun olsa da, rahatsızlığı basit şekilde açıklamak için, genellikle SİNÜZİT terimi kullanılır ve hastaların %30-40 ında da sinüsler iki taraflı etkilenir (tıbbi terimlerde bir kelimenin sonuna ‘it’ veya ‘itis’ takısı gelmesi, kelimeye ait enfeksiyon/iltihap anlamını verecektir). Bahsedilen tarz sinüzit, akut sinüzit adı verilen kısa süreli bir burun
sinüs iltihabıdır. Akut sinüzit’de baş ağrısı ve burun tıkanıklığı, ateş ön plandadır. Kronikleşmiş, yani 3 aydan uzun süren veya sinüzit ataklarının çok sıklaştığı (nüksettiği) durumlarda sinüs mukozasının bozulması ve veya burun etlerinin gelişmesi söz konusudur. Geniz arkasına akıntı, burun tıkanıklığı belirgin klinik şikayetlerdir, baş ağrısı çoğunlukla rahatsız edici boyuttadır.

İstenmeyen sonuçlar (Komplikasyonlar)
Tedavi edilmeyen sinüzit ciddi sonuçlara yol açabilir. Göz, beyin, büyük damarlar gibi önemli organ/dokulara olan yakınlığı ile, özellikle bağışıklık sistemi çeşitli nedenlerle sağlıklı olmayan bireylerde sinüs iltihabının kolaylıkla yayılmasına yol açar ve bu da, yaşamı tehdit eden sonuçlar ortaya çıkarabilir.

Yaşam kalitesinin etkilenmesi
Nefes alamayan, baş ağrısı olan ve burun akıntısı olan bir kişide günlük yaşantı ve uyku kalitesi, ister istemez olumsuz etkilenecektir. Sinüzitiniz var ise daha gergin, sinirli, yorgun ve keyifsiz olabilirsiniz. Sinüzit şikayetinin kentleşme ile birlikte daha sık görülmesi sürpriz olmamalıdır. Hava kirliliği ve toplu yaşamın neden olduğu enfeksiyonlar, sinüzitli hasta sayısını kentlerde arttırmakta ve rahatsızlığın boyutu da artmaktadır. Bir de, stres içindeki çalışan kentli bireyin kendi sağlığına özen göstermemesi de bu duruma eklenince (sigara alışkanlığı vb.) milyonlarca insanın sinüzit konusuna duyarlılık göstermesi kaçınılmazdır.
Ülkemiz için sinüzit istatistikleri ne yazık ki mevcut değildir ancak ABD sağlık istatistikleri,  18 yaş üzeri nüfusun % 16.3’ünde (başka bir araştırmada da % 17.4) sinüzit sorunu olduğunu, sinüzit için doktor vizit’lerinin 117 milyon olduğunu, ortalama 460.000 sinüzit ameliyatı gerçekleştirildiğini ve her yıl 6 milyar dolarlık sağlık harcaması yapıldığını ortaya koymaktadır. ABD’deki kronik hastalıklar arasında da sinüzit, 4. sırayı (%35’lik oranla) oluşturmaktadır (İlk üç sıra da sırt/bel ağrısı, hipertansiyon ve artrit bulunmaktadır).

Sevgili okuyucular, 
Tahmin edersiniz ki, böylesine bir ekonomik maliyet ve işgücü kaybı bizim ülkemiz için de dikkat edilmesi gereken bir konudur. Bununla birlikte, sinüzit tanı ve tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler olmuştur ve hastalar geçmiş yıllara göre daha şanslıdırlar. Diğer bölümlerde de sizlere bu yeni gelişmelerden bahsetmeye çalışacağım..

ÖZET 

Sinüsler burun koridoru ile devamlılık gösteren odalar olarak düşünülebilir. Baş/yüz bölgemizde kemik içi boşluklar bulunmasının birçok yararı vardır.
Burun salgısı, tüylü hücreler tarafından -sinüs iç kısmından burun arkasına doğru- sürekli olarak taşınır.

 

 

 

Dilerseniz, sinüzit ile ilgili ayrıntılı bilgi sahibi olmak için;
'SİNÜZİTİ YENMEK' kitabımı (Şubat 2008-Doğan Kitap), aşağıdaki websitelerinden (online sipariş) satın alabilirsiniz.


Sinüziti Yenmek

Design by The-signer Yasal Uyarı